Yazım Tekniği12 dk okuma

Protagonist ile Ana Karakter Arasındaki Fark: Senaryoda Roller

İkisi her zaman aynı kişi değildir. Protagonist olay örgüsünü sürükler, ana karakter ise yanında olduğumuz kişidir. Ne zaman ayrılmalılar ve bu neden önemli?

ScreenWeaver’ı deneyin
Ayrı roller olarak protagonist ve ana karakter

İkisi her zaman aynı kişi değildir. Protagonist, seçimleri olay örgüsünü sürükleyen kişidir. Ana karakter ise yanında olduğumuz, dünyayı onun gözünden gördüğümüz, değişimini (ya da değişmeyi reddedişini) önemsediğimiz kişidir. Hikâyelerin çoğunda ikisi aynıdır. En iyi hikâyelerin bazılarında değildir. Muhteşem Gatsby: Nick ana karakterdir. Gatsby protagonisttir. Nick izler. Gatsby harekete geçer. Hikâyeyi Nick aracılığıyla hissederiz. Gatsby’nin başına gelecek olanlara ise bağlanırız. Rolleri ayırmak senariste iki kaldıraç verir. Hikâye kimin başına geliyor? Okuma boyunca kimin yerine geçiyoruz? Bunu yanlış kurarsanız senaryo bulanık hissettirir. Doğru kurarsanız izleyici dikkatini tam olarak nereye vereceğini bilir.

Yeni başlayanlar “protagonist” ile “ana karakter”i çoğu zaman birbirinin yerine kullanır. Bu, büyük hamleleri yapan kişinin bize en yakın kişi olmadığı bir senaryo yazana kadar sorun değildir. O noktada ayrıma ihtiyacınız olur. Hedef protagonistindir. Yay ise ana karakterindir, ya da yayın yokluğu. Bazen ana karakter değişmez. Bazen değişen odur. Önemli olan kimin kim olduğunu bilmektir.

Sağlam Duran Tanımlar

Protagonist: Bir hedefin peşinden gidişi (ya da merkezi çatışması) olay örgüsünü sürükleyen karakter. Onu çıkarırsanız hikâye çöker ya da başka bir hikâyeye dönüşür. Kilit kararları o verir. Ana engelle o yüzleşir. Olay örgüsü onun yolculuğu etrafında kurulur.

Ana karakter: Hikâyeyi onun aracılığıyla deneyimlediğimiz karakter. Onun bakış açısındayızdır: onun perspektifi, onun duygusal tepkisi, onun ahlaki çerçevesi. Olay örgüsünü sürükleyebilir de, sürüklemeyebilir de. Kendimizi hizaladığımız kişidir. İç dünyasını önemsediğimiz kişi.

İkisi aynı kişi olduğunda elinizde düz bir kahraman hikâyesi vardır. Farklı olduklarında bir anlatıcı ya da bir tanık vardır: aksiyona yakın ama aksiyonu her zaman kendisi yapmayan biri. Bu mesafe ironi, gerilim ya da özel bir tür empati yaratabilir. Protagonisti önemseriz, çünkü ana karakter onu önemser. Protagonisti ana karakterin gözünden görürüz. Ana karakterin yargısı (ya da yargı eksikliği) her şeyi renklendirir.

Protagonist yapar. Ana karakter görür ve hisseder.

Ayrım Neden Önemlidir

Protagonist ile ana karakter farklı olduğunda, tek kahramanlı bir hikâyede bulunmayan araçlara sahip olursunuz. Ana karakter protagonist hakkında yanılabilir. Onu idealleştirebilir (Nick ve Gatsby). Ondan korkabilir. Ondan bir şey öğrenebilir ya da onun yüzünden yıkılabilir. Ana karakterin inandığı ile izleyicinin zamanla anladığı arasındaki boşluk, ironinin ve trajedinin yaşadığı yerdir. Ana karakter ile protagonist aynı olsaydı protagonistin kafasının içinde olurduk. Sırlarını bilirdik. Ayrı bir ana karakterle bir adım geride dururuz. Protagonisti ana karakterin gördüğü gibi görürüz ve ana karakterin gördüğünden daha fazlasını ya da daha azını görebiliriz. Zanaat budur.

Ayrım pratik sorunları da çözer. Bazen hikâyedeki en ilginç karakter, her sahnede olması gereken karakter değildir. Dedektif protagonisttir: davayı o çözer. Ama kurbanın eşi ana karakter olabilir: kaybı onun aracılığıyla hissederiz. Hikâye “dedektif davayı çözer”dir. Duygusal hat ise “eş gerçeği öğrenir”dir. İki rol. Tek hikâye.

Tanıdık Bir Durum: Biyografik Film

Ünlü bir figür hakkında yazıyorsunuz. Her şeyi ünlü figür yapıyor: protagonist o. Ama aynı zamanda kapalı bir kutu. İç dünyasına erişmek zor. Bu yüzden yanına bir ana karakter koyuyorsunuz. Bir eş. Bir arkadaş. Bir gazeteci. Ünlü figürü o kişinin gözünden görüyoruz. Onun hayranlığını, hayal kırıklığını, kafa karışıklığını hissediyoruz. Protagonist ünlü figürdür. Ana karakter yanında olduğumuz kişidir. Senaryonun net bir bakış açısı ve net bir olay örgüsü vardır. Bu ayrım olmadan her sahnede ünlü figürün kafasının içine girmeye çalışabilirsiniz ve senaryo yavan ya da sahte hissettirebilir. Tanıklık eden bir ana karakterle içeri girmenin bir yolunu bulursunuz.

Tanıdık Bir Durum: Suç Hikâyesi

Polis protagonisttir. Dava üzerinde çalışır. Ama suçtan en çok etkilenen kişi, yani hayatta kalan ya da kurbanın ebeveyni, ana karakter olabilir. Hikâyeye onunla açılırız. Ona geri döneriz. Suçun bedelini onun aracılığıyla hissederiz. Polisin işi suçu çözmektir. Ana karakterin yayı kabulleniş, intikam ya da çöküş olabilir. Olay örgüsü polisindir. Kalp ana karakterindir. Taslak çıkarmak için oturduğunuzda şunu bilmeniz gerekir: olay örgüsü kimin hikâyesi? Duygu kimin hikâyesi? Sonra sahneleri buna göre dağıtırsınız. İkisini birden taşıyan bir yapı için 60 dakikalık bir drama dizisi pilotunun taslağı nasıl çıkarılır yazısına bakın; bir saati kimin taşıdığı konusundaki aynı netlik orada da geçerli.

Yeni Başlayanların Yanlış Yaptıkları (Siper Savaşı Bölümü)

İkisinin her zaman aynı olduğunu varsaymak. Değiller. Sherlock’ta Watson çoğu zaman ana karakterdir: onunla birlikteyizdir, Sherlock karşısında şaşırırız. Sherlock ise protagonisttir: gizemler onun eylemleri etrafında döner. “Kahraman”ın, yerine geçtiğimiz değil izlediğimiz biri olduğu bir hikâye yazıyorsanız, bunun adını koyun. Olay örgüsünü kim sürüklüyor? Kiminle birlikte hissediyoruz? İki ayrı cevabınız olabilir.

Ana karakteri pasif yapmak. Ana karakterin olay örgüsünü sürüklemesi gerekmez. Ama bir şey yapması gerekir. Tepki verir. Küçük seçimler yapar. Bir bakış açısı vardır. Ana karakter yayı ve iradesi olmayan tam bir seyirciyse, izleyicinin ilgisi dağılır. Ona bir arzu, bir kusur ya da bir soru verin. Nick Carraway’in bile bir yolculuğu vardır: gözlemcilikten katılımcılığa, oradan da gördükleriyle ne yapacağına karar vermesi gereken birine dönüşür.

Bulanık bakış açısı. Protagonist ile ana karakteri ayırdıysanız, senaryo tutarlı biçimde ana karakterin bakış açısını öne çıkarmalıdır. Onun gördüğünü görürüz. Bilinçli bir tercih yapmadıysanız (örneğin bir twist için protagonistin bakış açısından tek bir sahne) protagonistin kafasının içine kaymayız. Tutarsız bir bakış açısı, senaristin bunun kimin hikâyesi olduğuna karar veremediği hissini verir.

Protagonisti umursamayan ana karakter. Ana karakterle birlikteysek, protagonistin başına gelecek olanları önemsemek için bir nedene ihtiyacımız var. Ana karakterin bağlılığı bizim bağlılığımızdır. Ana karakter kayıtsızsa biz de kayıtsız kalırız. Ana karaktere bir pay verin. Protagonisti seviyor. Ondan bir şeye ihtiyacı var. Ondan korkuyor. Herhangi bir şey. Ayrımı işleten şey aralarındaki bağdır.

Herkese protagonist demek. Bir topluluk anlatısında olay örgüsünü sürükleyen birden fazla karakter olabilir. Ama genellikle omurga olan tek bir karakter vardır: kaderine en çok bağlandığımız kişi. Bunu netleştirin. “Protagonist”, “önemli olan herkes” demek değildir. Hedefi ve çatışması olay örgüsünü tanımlayan kişi demektir. İki tane varsa, iki hikâye hattınız olabilir. Bu sorun değil. Yeter ki dört kişiye protagonist demeyin. Tek omurga. Belki iki. Bir komite değil.

Ücretsiz deneyin

ScreenWeaver’ı senaryonuzda ücretsiz deneyin

Ücretsiz. Mevcut projenizi içe aktarın, taslağınızı daha net görün ve hikaye yapınızın kontrolünü dakikalar içinde yeniden ele alın.

Ücretsiz başlayın

İkisi Aynı Olduğunda (Varsayılan Durum)

Senaryoların çoğunda hem protagonist hem ana karakter olan tek bir karakter vardır. Bir şey ister. Onun peşinden gider. Onunla birlikteyizdir. Değişir (ya da değişmez). Standart budur. İyi bir senaryo yazmak için rolleri ayırmanız gerekmez. Ayrımın hikâyeye ne zaman hizmet edeceğini bilmeniz gerekir. En ilginç karakter yerine geçmemiz değil izlememiz gereken biriyse ya da olay örgüsünü sürükleyen kişiye mesafeli durmamız gerekiyorsa, ayırın. Aksi halde basit tutun. Yapıyla başka biçimlerde oynayan hikâyeler için doğrusal olmayan anlatılar yazmak yazısına bakın; zaman parçalandığında kimi takip ettiğimiz sorusu daha da önemli hale gelir.

Basit Bir Tablo

RolİşlevÖrnek (Gatsby)
ProtagonistOlay örgüsünü sürükler; hedef ondadır; ana engelle yüzleşirGatsby (Daisy’yi ister; onun peşinden gider)
Ana karakterBizim bakış açımız; duygusal hat; çoğu zaman değişen ya da değişmeyi reddeden kişiNick (gözlemler; gördükleri onu değiştirir)

Aynı karakter olduklarında tablonun tek bir satırı vardır. Farklı olduklarında doldurmanız gereken iki sütun vardır. Bu alıştırma tek başına bulanık bir senaryoyu netleştirebilir.

Bakış açısı ve olay örgüsünün hizalanması
Tek karakter mi, iki karakter mi: aynı ya da ayrı

Perspektif

Aksiyon açısından hikâye protagonistin başına gelir. Deneyim açısından yanında olduğumuz kişi ana karakterdir. Bazen bu tek bir kişidir. Bazen iki. Hangisini yazdığınızı bilin. Bildiğinizde bakış açınız net kalır ve izleyiciniz sadakatini nereye vereceğini bilir. Bu bir jargon meselesi değil. Odaklı hissettiren bir senaryo ile bir kahraman arıyormuş gibi hissettiren bir senaryo arasındaki farktır.

Son adım

Bir sonraki senaryonuzu ScreenWeaver ile yazın

Zaman çizelgesine dayalı yazım ve yapay zeka destekli hikaye akışıyla fikirden çekime hazır sayfalara daha hızlı geçin.

ScreenWeaver’ı deneyin
ScreenWeaver Logo

Yazar Hakkında

ScreenWeaver Editör Ekibi, hayal gücü ile prodüksiyon arasındaki boşluğu kapatmak için çalışan deneyimli film yapımcıları, senaristler ve teknoloji uzmanlarından oluşur.

Okumaya devam edin